Fantastik bir evrende savaş çıkaran Türk Lokumu: Narnia Günlükleri

0
674

Fantastik kurgular söz konusu olduğunda belki de en önemli şey kurgunun sahip olduğu evrendir. Bu evren, yazar tarafından ne kadar sağlam bir temele oturtulursa seride o kadar başarılı oluyor. Harry Potter, Yüzüklerin Efendisi ve Taht Oyunları gibi yapımların evrenleri o kadar iyi kurgulanmıştı ki biz bu dünyaların içini merakla araştırdık, okuduk. Bu süreçte sürekli yeni şeyler keşfettik ve bu dünyaların içine daha da çekildik. İşte bu yazıda belki de Harry Potter’dan sonra en sevdiğim ve en iyi bulduğum evrenden ve bu evrendeki Türk kültürü izlerinden bahsedeceğim.
Yazar Clive Staples Lewis, Narnia Günlükleri serisini 1939 yılında kaleme almaya başlamış ve 1950 yılında tamamlayabilmiştir. 1898 yılında doğan yazar ayrıca Yüzüklerin Efendisi serisinin yazarı John Ronald Ruel Tolkien’in de yakın arkadaşıdır. Oxford’da birlikte çalışmışlardır. Hatta Narnia Günlükleri ve Yüzüklerin Efendisi fikirleri Lewis ve Tolkien sohbeti sırasında ortaya çıkmıştır. Hem Lewis hem Tolkien 1. Dünya Savaşı’nda yer almışlardır. Ardından yaşanan 2. Dünya Savaşı’nın da İngiltere için ağır sonuçları olmuş ve bu dönemde yaşanan gelişmeler her iki yazarında hayal dünyasını etkilemiştir. Bir dil bilimci olan Tolkien eserinde dilbilimini kullanmış, bir din bilimci olan Lewis ise kendi eserine teolojiden göndermeler eklemiştir. Rowling’inde Harry Potter serisini yazarken Narnia Günlüklerinden esinlendiğini söylemesi bu serinin fantastik kültürü içinde ne denli önemli bir yere sahip olduğunu gösteriyor. Zira fantastik kategorisindeki baş yapıt denilebilecek birkaç yapımın neredeyse tamamıyla bir etkileşimi var. Yüzüklerin Efendisi’nden de önce 1950 yılında yayımlanan Narnia Günlükleri, 41 farklı dile çevrilmiş ve 100 milyon adetin üzerinde satmıştır. Yayınlandıktan yarım asır sonra sinemaya uyarlanan seri için, çekildiği yıl itibariyle neredeyse rekor düzeyde bütçe ayrılmış ve sinema teknolojileri açısından da ilklere konu olmuştur. İlk filmin başarısının ardından ikinci filmde çok gecikmedi, ancak büyük umutların bel bağlandığı ikinci film maalesef beklenen başarıyı elde edemedi ve Disney’in seriden vazgeçmesine sebep oldu. Bir süre sonra başka yapımcılarla üçüncü film denemesi yapılsa da maalesef ilk iki filmde gördüğümüz kaliteden çok çok uzaktı ve hayranları için adete bir hayal kırıklığıydı.
Narnia Günlükleri aslında mitolojinin günümüze bir uyarlaması olarak görülebilir. Narnia evreninde çokça Yunan ve Roma mitolojisine ait arketiplerle karşılaştığımız gibi, klasik İngiliz ve İrlanda peri masalı izlerini görmekte mümkündür. Anlatı yapısında Hristiyanlığa ait motifler ağır basmakla birlikte farklı dini unsurlardan da yararlanıldığını söylemek de yanlış olmaz. Tüm bunların yanında serideki Türk kültür ve mitolojisinden izler tabi ki bizim ayrı bir dikkatimizi çekti. Orijinal yayınlanma sırasına göre ilk, kronolojik sıralamaya göre ikinci kitap olan Narnia Günlükleri Aslan, Cadı ve Dolap beyaz perdeye aktarılan ilk kitap oldu.
Adolf Hitler’in hava kuvvetlerinin bombaladığı, Nazi füzelerinin düştüğü İkinci Dünya Savaşı İngiltere’sinin kabus gibi ortamında, çocuklarını Londra’nın dışına güvende olacakları bir yere gönderen annenin vedasıyla başlıyor filmimiz. Böylece Peter, Susan, Edmund ve Lucy Pevensie kardeşler kırsal bir alanda çiftlikte yaşayan profesörün yanına gelirler. Sıkıcı ve yağmurlu bir günde kardeşlerden en küçüğü olan Lucy’in ısrarı üzerine saklambaç oynamaya karar verilir. Profesörün bu büyük evinde saklanacak yer arayan Lucy’in tercihi eski bir dolap olur. Ancak dolap onu yarı insan yarı hayvan çoğunluk hayvanların olduğu ve insan gibi konuşabildikleri paralel bir evrende yer alan, Narnia adında bir yere götürür. Kısa bir süre sonra kardeşlerinin kendisini merak edeceğini düşünen Lucy dolaba geri döner, ancak Narnia’da geçirdiği saatlere karşılık kendi dünyasında saniyeler geçtiğini görür. İki dünya arasında zaman farklı işliyordur. Olanları kardeşlerine anlatır ama inandıramaz. Daha sonra Lucy’den sonraki en küçük kardeşimiz Edmund’da Narnia’nın karlarla kaplı topraklarını keşfeder. Bu uzun yıllar süren kışa sebep olan buzlar kraliçesi beyaz cadı Jadis’le karşılaşır. Kadim bir kehanete göre bir gün dört insan Narnia’ya gelip, onun buzlarla dolu, zorbalık ve kötülüklerle yönettiği Narnia’da yeniden baharın gelmesine ve iyi kalpli aslan kralın tahta çıkmasına vesile olacaktırlar. Kehaneti bilen Jadis bir insanla karşılaşınca zamanın yaklaştığını anlar ve Edmund’a iyi davranarak diğer kardeşlerini de ona getirmesini sağlamaya çalışır. İşte Türk kültüründen ilk izlerle burada karşılaşıyoruz. Kendisinden ne isterse yapabileceğini söyleyen cadıdan Edmund’ın istediği şey Türk lokumudur.

Daha sonra dört kardeş birlikte Narnia’ya dönerler ancak Edmund onları cadıya götüremez. Tek başına, diğer kardeşlerinden habersiz cadının yanına giden Edmund, cadıdan biraz daha Türk lokumu ister. Ancak cadı onu hapseder ve diğer kardeşlerin peşine düşer. Peter, Susan ve Lucy kardeşlerini cadıdan kurtarmak için Aslan’ın yanına gider ve yardım ister. Böylece kardeşler kendilerini Aslan ve Cadı arasında geçen bir savaşın yani iyiyle kötünün savaşının içinde bulurlar.


Burada bahsi geçen Alsan İngilizcesi olan Lion’dan bir çeviri değildir. Kitapta ve filmde orijinal olarak Aslan olarak geçer. Yani Türk izlerinin ikicisiyle burada karşılaşıyoruz. Buz kraliçesi Jadis’in ismi de Türkçe cadıdan gelmektedir. Yine Lucy’in Narniayı ilk ziyareti sırasında Bay Tumnus’un evindeki şöminede gördüğü, Şamanizm’den aşina olduğumuz “ateşte cinler” görünümüne tanıklık ederiz. Yine hikayemizde yer alan taş masanın, İslam kültüründe arınma ve ebedî hayata kavuşmanın sembolü olarak kabul edilen musalla taşına nitel ve işlevsel benzerliği de Türk islam kültüründen bir alıntı olarak düşünülebilir.
Fantastik bir baş yapıtta kendimizden bu kadar izler bulmamız hem heyecan verici hem şaşırtıcı. Seride neredeyse Edmund’ın Türk lokumu sevdası yüzünden kardeşler bir savaşın içine çekiliyor. Türk lokumu serideki bu yeriyle o kadar etki yapmış ki dünyanın birçok yerinde özellikle gençler arasında Narnia’daki tatlı olarak bilinir oldu. O dönem Narnia ve Türk lokumu arasındaki ilişki üzerine yabancı basında da birçok makale yayımlandı. Konu hakkında araştırma yapan Cara Strickland adındaki gurmeye göre, yabancıların Türk lokumuna olan düşkünlüğü 1800’lü yıllara dayanıyor. Avrupalılar bir türlü lezzetini tutturamayınca Türk lokumu sadece Osmanlıdan ithal edilir olmuş. Tabi o yıllarda bu yöntem Türk lokumunu Avrupa’da çok pahalı hale getirmiş ve Türk lokumu sadece zenginler için erişilebilir bir lüks haline gelmiş. Bırakın lokumu, şekerin bile lüks olduğu savaş sonrası bir dönemde kaleme alınan kitapta lokumdan “her bir parça tam ortasına dek tatlı ve hafifti” diye bahsettiğine göre Lewis lokumun tadına bakma fırsatı olmuş. Ancak Edmund’un Jadis’ten en çok yemek istediği şey olarak Türk lokumu istemesi, aslında C. S. Lewis’in bu tadın aklından çıkmadığını gösteriyor. Serinin resmi internet sitesinde bir Türk lokumu tarifi bile bulunuyor.

Hatta birçok YouTuber çektikleri videolar ile Narnia tatlısı Türk lokumunun nasıl yapıldığını anlatmıştır. Serideki Türk kültüründen izler sadece bunlarla da sınırlı değil, kötülük tanrısının adı “Tash” idi, bu karakterin ismi de Türkçe “taş” kelimesinden geliyor. Serideki soylu yöneticilerin adları ise Ilgamuth Tarkaan’dır. Bu ismin de Türkçe olduğu aşikâr.
Serinin 4. Filminin çekileceği bir süre konuşulsa da maalesef böyle bir şey olmamıştır. Ancak Ekim 2018’de Narnia’ın resmi Facebook sayfasında yapılan bir paylaşımla; Netflix’in Narnia evreninde geçen dizi ve filmler çekmek için C.S. Lewis Company ile bir anlaşma yaptığı açıklandı. Açıklamada Netflix’in tüm kitapların haklarına sahip olan ilk yapımcı olduğu da belirtildi. Anlaşma, Yüzüklerin Efendisi evreninde geçen bir dizi üzerinde çalışan Amazon ile karşılaştırmalar yapılmasına neden oldu. Netflix gibi büyük bir şirketin Narnia evreniyle ilgilenmesi hayranları tarafından heyecanla karşılanmış olmalı.

ORJİNAL YAYIMLANMA SIRASINA GÖRE NARNİA SERİSİ

Aslan, Cadı ve Dolap
Prens Caspian
Şafak Yıldızı’nın Yolculuğu
Gümüş Sandalye
At ve Çocuk
Büyücünün Yeğeni
Son Savaş

KRONOLOJİK SIRAYLA NARNİA SERİSİ

Büyücünün Yeğeni
Aslan, Cadı ve Dolap
At ve Çocuk
Prens Caspian
Şafak Yıldızı’nın Yolculuğu
Gümüş Sandalye
Son Savaş

NARNİA TATLISI TÜRK LOKOMU TARİFİ VEREN BİR YOUTUBER

[Toplam:2    Ortalama:5/5]

Bir yorum bırakın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.